biliyor musun nerelerden ne derelerden
kurtla kuzunun koyun koyuna uyuduğu gecelerden
kimsesizler gibi sus-pus yarı ağlamaklı bir temmuz köşesinden
tek başına içilmiş kötü şarap şişesinden
yumruk yumruğa girişilmiş bir hiç uğruna ne döğüşlerden
pusundan hayatın, pasından aşkların
kahrından yalnızlığın
ve kim bilir kaç defa, ölümle yaşamın o incecik çizgisinden geçtim de geldim ben..
KAMÇISININ ACISIYLA TERBİYE EDEN EFENDİDİR HAYAT
içimdeki korkuya inat, alev alev çemberlerden geçiyorsam şimdi
acının korkuya galibiyetidir bu ancak
susacak ve duymayacaksın beni bir zaman sonra biliyorum
o yüzden peşin peşin söylüyorum dinle diye
seni bana çeken neyse çocuk!
tut kendini!
deliler gibi, çocuk gibi koşup devirme beni!
bildiklerimi sokaktan öğrendim ben
unuttum öğrendiklerimi kitaplardan
çünkü çocuk!
sokaklar gerçek, kitaplar yalan!
düşün ki koşmayı ve kavgayı sokaktan
masalları kitaplardan öğrendik..
ağzımdan küfür değilse eksik, senin kitaplarının öğrettiklerinin doğru çıkmadığından..
sözlerin önemi yok gözler kadar
sen gözlerime inan, sözlerimi boş ver!
kapıldık işte sana, şeklimiz olmasa da
yüreğimiz kocaman hesabı
diyor ya sözlerim..
GöZleRimDe TeRcÜmEsİ;
SENİ SEVİYORUM
SENİ SEVİYORUM SENİ SEVİYORUM ÇOCUK!!!
h.g.