OGZL.net sosyal platform
Üye Girişi »

Yeni başlık gönder    Cevap gönder

SoNBaHaR Siir ve duz yazi grubu...:  Forum: smoke vesilesiyle izlenimler

forumlarda ara:

Yazar
Mesaj
SMOKE VESİLESİYLE İZLENİMLER…


“Düşünde mutlu olursan,
Amnu” dedi Estha,
“Bu sayılır mı?”
“Ne sayılır mı?
“Mutluluk; sayılır mı?”

Geçen sene üniversitemin kantininde eş-dost toplanmış sohbet ederken aramızdan biri pop müziğe verip veriştirmeye başlamıştı. Argümanı şuydu: Sözler beş para etmezdi, acıklı ergen şiirleriydi, dolayısıyla belli bir işlevi olmayan ve herhangi bir iddiası olmayan müzikleri dinlemek daha yerindeydi, o nedenle house music’den başkasına yüz vermiyordu. House Music sözlere pek aldırış etmiyordu, tanımlı bir maksadı vardı: İyi kafayla dans ettirmek.
Bu, bana, makûl lokanta azlığından şikayet ederek her öğünü McDonald’s’da yemekten farklı gelmiyor. Hiç kuşkusuz, pop şarkılarının sözleri, okur-yazar fanları için Aşil’in topuğudur. Mesela, Aretha Franklin’in “Call Me”si (ki sözlerin neredeyse tamamı “seni seviyorum/ara beni”den ibarettir) “bir şarkının güzelliğinin sözlerinin derinliğiyle âlâkası yoktur” tezini savunurken noktayı koyacak örnektir. Eğer tabii, güzel bir şarkının sözlerinin bir telefon konuşmasından azıcık daha yaratıcı birkaç dizeye sahip olmasını düşünmüyorsanız. Yine de “Call Me” nin kolay açıklanamayacak bir güzelliği var.

Bu yaşıma kadar yarım yamalak anlaşılan sözleri hiç dert etmedim, insanı utandırmayan her şey benden geçer not alır. Öte yandan, insan sevdiği sanatçının edebi iddialarını ve ya yetersizliklerini kafaya taktıkça, şarkı sözünün şiirden tamamen farklı bir şey olduğunu gözden kaçırıveriyor.

Ben Folds gayet iyi bir şarkı yazarı, ama pek takdir görmüyor. Muhtemelen rock eleştirmenleri, rafine sadelikleri ikinci sınıf Dylan-esk cambazlıklar kadar etkileyici bulmuyor. Folds’un şarkı sözleri kağıt üzerinde iyi durmayabilir, ama çarpıcı detaylar yakalayan muzip bir gözü var. Örneğin “Kate” adlı muhteşem şarkısı: “O konuştuğunda şaşırır kelimeler feleğini/ bir başyapıttır karışık kaseti.”
Ben Folds’un “Smoke”u bir insanın yavaş yavaş çöküşü hakkında yazılmış şarkılardan benim bildiklerimin arasında en zeki, en akıllı olanı. “Yeniden başlamak” denilen o belâlı romantik konuya el atmış pek çok sanatçı vardır. Hepsi de eninde sonunda şuraya gelir: Yeniden başlamak zordur, ama mümkündür ve de arzulanan bir şeydir. Folds’un şarkısının yürek burkan tarafı, hem çaresizliği hem de mutlu sonun imkânsızlığını dile getirmesidir. “Smoke”da çöküş bir kitaptır, bu kitabın yakın geçmişe ait bölümleri mutsuzluk sayfalarıdır, o sayfaları teker teker imha etmek gerekir, “o yazılmış şeyler hiç olmamış gibi olsun.” Folds, “utançla kararmış bir akşam” diyor, koro “yak onu” diye gürlüyor. Derken, adam dostuna “hep geçmişin kapanmadığını söylersin, bu dumanı kokla şimdi.” Fakat dumanın etkisi tam aksi yöndedir elbette: Onları boğmaktadır. Duman, umudu değil umutsuzluğu simgelemektedir. “Smoke” mezuniyet öncesinin son dönemi boyunca eşlik etti bana. Mânâlı geliyordu, hâlâ da geliyor. Bir şarkıdan daha ne beklenir? Böyle bir marifet pek itibar görmüyor, çünkü bu “sadece bir şarkı.” Tıpkı, “Yesterday” ya da “Something”in “sadece” şarkı olmadıkları gibi. Onları yazanlar, bilerek ya da bilmeyerek dünyayı değiştiriyorlardı.

The Guardian’da yazan bir 18.yüzyıl uzmanı, Britanya’lı tarihçi, Edmond Malone, Shakespeare’in “Henry IV” adlı oyunundaki 6.033 satırdan 4.144’ünü başka kaynaklardan ödünç aldığını hesaplamış. Oyunun estetik eleştirisi üzerine herhangi bir söyleyebilecek bir durumda değilim. Ama benim açımdan önemli olan şey şu: O cümleler ortalıktaydı ve Shakespeare onları bir sigaradan nefes çeker gibi içine çekti. Dışarı üflediği kendi dehasıydı elbette, ama o deha gökten zembille inmiş değildi bir bağlamı vardı.

Beatles’ın da bir bağlamı vardı. O bağlamı başka bir sürü şeyle birlikte içlerine çektiler. Ve 60’ların kendisi oldular. Şarkıları bütünüyle onlara ait olmayan her türlü sihri ihtiva ediyor. Ve biz, onların şarkılarını sadece şarkı olarak telakki etmiyoruz artık. Ben Folds ne dünyayı değiştirdi, ne de popüler müziği. Kimsenin toplumsal değişimle müziği eşleştirmediği zamanlarda şarkı yazıyor. İçine çekebileceği bir bağlam yok ve kabul edelim ki bitmiş, tükenmiş addedilen bir mecrada kendi hikayesini anlatmaya çalışıyor. Dolayısıyla onun şarkıları sadece şarkı. Hiçbir şeyi temsil etmiyorlar ve hiçbir şeyin parçası değiller tıpkı başka ülkelerde olan diğerleri gibi.

Yeni bir punk hareketinin ortaya çıkmasını oturup beklediğimiz sürece, en iyi şarkı yazarlarının yazdıklarına beş para etmez olduklarını söyleyip duran akl-ı evveller olacak. Yeni McCartney’ler ve Lennon’lar muhtemeldir ki aramızda. Ama onlar İsa ya da Muhammed kadar ünlü olmayacak. Sadece “Norwegian Wood” ve “Hey Jude” kadar güzel şarkılar yazacaklar. Şimdiden duyurulur…

02 Ağu 2007 23:23

[Offline] Mesaj gönder    
Yeni başlık gönder   Cevap gönder

SoNBaHaR Siir ve duz yazi grubu...:  Forum: smoke vesilesiyle izlenimler