Tanımlanan şeyi tanımlandığı çerçeveyle sınırlandıran tanım, tanımlayanın tanımladığı şey hakkındaki deneyimini referans yaparak ifade edebileceği bilişsel bir üründür. Dolayısıyla müzik nedir sorusuna verilecek her yanıt, yani her tanım, yani müziğin ne olduğuna ilişkin herkesin kendi perspektifini kısaca aktardığı ifade aracı, insanların müzik pratikleri ile girdiği ilişkinin niteliğine ve yoğunluğuna bağlı olarak farklıdır. Bu yalnızca ortalama müzik dinleyicisi için geçerli olan bir durum değildir. Yani farklılık bizzat müzik pratiği içinde olan müzisyen, besteci, şarkıcı, eğitimci vb. olduğu kadar müzik ile ilişkili pek çok şeyi sorunsallaştırarak müzik hakkında bilgi üretme iddiasında olan müzikbilimciler için de geçerlidir.
Müziğin yapı taşı olan sesler elbette ki, doğal ya da doğal olmayan yollardan ortaya çıkan titreşimleri yani basit uyumlu hareketleri içerir. Dolayısıyla müzik ya da müziksel tını (sound) dediğimiz şey de, titreşen bir nesnenin ürettiği ses dalgalarından oluşur. Bu ses dalgalarının fiziksel kendilikleri dışında ?müzik? olarak algılanabilmesi ve kullanılabilmesi toplumsal mutabakata bağlıdır. Başka bir deyişle bir müzik parçasında ya da bir müzik türünde gereç olarak kullanılacak seslerin ne olacağı ve bu sesler arasındaki ilişkilerin nasıl yapılandırılacağı sosyo-kültürel bir uzlaşıya dayanır.Bu yüzden belli bir toplumda müzik olarak kabul edilen ifade kültürü, belli ses kaynakları kullanan ve onların titreşim sayısını mutabakatla belirleyen, yani sabitleyen bir düzenlemeye sahiptir. Yani insanların algı sınırları içinde o topluma tanıdık/bildik gelen sesleri doğrudan doğruya bu sesler ya da aralarındaki ilişkilerden tanıyabileceği, ve bu nedenle de belli seslerden oluştuğunu kabul ettikleri bir dizge. Bu sistemin yapı taşı olan belli (belirlenmiş=sabitlenmiş) frekansa sahip sesler, müzik dilinde artık perde (pitch)dir. Yani nasıl üretilirse üretilsin müzik için kulllanılacak sesin ve öteki sesler arasındaki ilişkilerinin sabitlenmesi gerekir.
Müzik nedir? sorusu, Nettl?a göre en uzmanlaşmış ayrıntılı yayınların satırları arasında pusuya yatmış olarak bulunur. Anlaşılan odur ki, birşeyin müzik olup olmadığını belirlemede etnomüzikologlar da güçlük içindedir, ancak buna rağmen, müziğin ne olduğunu geçerli bir şekilde kültürlerarası olarak tanımlamak yine etnomüzikolojiye düşmektedir. Nettl?a göre karmaşık bir toplumda müzik tanımlamasına en azından üç biçimde ulaşılabilir. Birincisi; müzik hakkında uzun ve yoğun eğitim almış olan toplumun kendi ?uzman?ına sorarak (ya da belki de sözlüğe bakarak). İkincisi; müziğin ne olduğu üzerine uzlaşma olup olmadığını belirlemek amacıyla, geniş ölçekli olarak toplumun üyelerine sorarak, (muhtemelen bir anket formu kullanarak ve geniş çaplı bir alana dağıtarak). Üçüncüsü ise; insanlara sorular sorarak, onların düşünceleri üzerinde etkide bulunmadan ne söylediklerini ne yaptıklarını ve ne dinlediklerini gözlemleyerek; sözgelimi konsere giderek ya da plakçı dükkanına giderek, ya da henüz yeterli olmasa da kokteyllere katılarak.
O halde müziğin İngilizce ya da Türkçe bir ortalama sözlükteki ?müzik, duygu ve düşüncelerin ifadesidir?, ya da ?müzik, biçim güzelliği anlayışıyla bağlantılı olarak sesleri amaçlı olarak birleştirmeyle ilişkili güzel sanatlardan biridir? tanımlarını yeterli görmeyeceksek, müziğin hem Batı hem de Batılı-olmayan kültürlerde ?özgül? tanımlama gerektirdiğini, bunun için de ?müzik?den değil ?müzikler?den söz etmek zorunda olduğumuzu kabul etmemiz gerekir. Müzik, her ne şekilde adlandırılırsa adlandırılsın tarihler, değerler, uzlaşımlar, kurumlar ve onları bağrına basan teknolojilerle anlam kazanır.
Dolayısıyla neyin müzik olup olmadığına ya da müziksel farklılıkların nelerden oluştuğuna ilişkin kavrayışlarımızın kendisi sosyo-kültürel bir olgudur. Bu yüzden müziğin ?kendisi için? olduğu izlenimi veren bir yaklaşımda/tanımda bile, müzik insanların kendilerine ilişkin düşünüş biçimlerinin bir parçasıdır.
Yani müzik kulaklarımız yoluyla aldığımız titreşimleri, ruh halimize göre şekillendiririp, harekete yada duyguya çevirerek tepkiye dönüştürdürdüğümüz göreceli tınıların peş peşe sıralanışı diyebiliriz..
Sizce Müzik nedir.?