erkeklerin aldatma meselesine takmanıza çok gülüyorum. aldatan erkek, aldattıran bir başka kadınla beraber oluyor sonuçta. diğer kadın, marslı mı insan mı, bir karar verin de, kadın-erkek ilişkilerinde bir yere varabilelim. para için binlerce on binlerce kadın bedenini satıyor, porno çevirip kendini dünyaya teşhir ediyor, sizler erkeklerin aldatmasına takmışsınız. dünyalar güzeli kadınlar gördüm böyle işlere girişmez ama, bazıları fıldır fıldır.
yani kadınlar, yani sizler hiç, zaten sevgilisi olan bir erkekle takılmadınız mı?! önceden kontrol ettiniz mi bir başka sevgilisi var mı acaba diye? sanki kadınlar hiç aldatmaz, başka bir kadının erkeğine sulanmaz. esas kadınlar yapar bunu. bilinçsizce belki ama, aslında içlerinde bir yerlerde bilerek. nedenini anlatayım da öğrenin.
bilhassa bizim memlekette, sevgilisi veya eşi olan erkeğin kim olduğunu ayırt etmek çok kolaydır. alkolik falan değilse, kendine güveni olan erkeğin mutlaka bir sevgilisi veya kadını vardır. geçenlerde bir kadın karşımda bir çocuğun elini okşuyor. kadına lafı patlattım: "ya o nişanlı ve yakında evleniyor". ben kötü oldum iyi mi?! aslında ben, o kadının peşindeydim ve sevgilim yok, halbuki kadın şimdi benimle konuşmuyor. kadına sonradan söyledim: "kızım herif kendini sağlama almış. bu sayede daha rahat davrandığı için çekici geliyor sana. sen de adamın üstüne atlamaya kalkıyorsun."
ben tabii sevgilisiz olduğum için biraz gıcık hallerdeyim uzun süredir. o çocuk ise kebaaap, her şeyi dinliyor, "tabii canım"lar falan. o herifin bir sevgilisi olduğu açıkça ortada değil mi?! yani sen hangi memlekette yaşadığını bilmiyor musun ki bunu anlamıyorsun? sevgilisi olmayan anadolu erkeği 'acele' eder mutlaka, biraz sevimsiz gelir kadına.
ne kadar anlatsam, kadınlar öğrenmiyor. o gece bir kadının aldatılmasına vesile olacaktı, onu bundan kurtardım ama, yok abicim işini bozmuş oldum aslında. başka bir kadının aldatılması umrunda mı ki sanki. o geceyi çıkarsın yeter. sonra kendisi de aldatılır şikayet eder tabii. sıfır mantık ve duygusal zeka. çocuğun telefonunu alacak arayacak, nişanlı öğrenecek falan filan. ortalık tarumar. herif geyiğine piyasaya çıkmış, kimseye de sulanmayan bir tiptir. sevgilisi olmadığı belli olan beni 'sakinleştirmek' yerine, git sen nişanlısı olanı ayart, elini okşa. ondan sonra da "erkekler acaba neden aldatıyor".
erkekler son tahlilde kadınlar yüzünden aldatıyor, hiç kendinizi yormayın bunu anlayacağız diye. hiçbir erkek sevdiği ve erkeğini mutlu eden kadını aldatmaz. bunu iyi bilin. insan mutluysa bir kadınla, başka kadınla seks yapamıyor. yapmıyor değil yapamiyor. defalarca başıma geldi biliyorum. sevgilimle hayvanlar gibi seks yaparken, diğer kadınlarla rezil oldum resmen. neden o kadınlarla başbaşa kalmıştım? çünkü mutlu edilmiyordum seks dışında, sevgilimle kendimi seksle avutur olmuştum sadece. kendi kendime de mutlu olacak halim yok herhalde. sevgilim var güya. hayır sevgili değil. aklı, mantığı olmayan şımarık bir ukala dümbeleği. bazen de kendi ruh hastalıklarını çocuk doğurarak atlatacağını sanan biri. hepsi! sadece biri olsa içim yanmayacak. istatistik çıkardım bu alanda. en üst seviyede eğitim almış kadınlardan bahsediyorum. mutlu olamıyorlar ve de mutlu edemiyorlar. baştan aşağıya kompleks. köylü karıları daha iyidir valla. gidip köye yerleşeceğim zaten sonunda. bizim köylü kadınlar çapkınlık yapar ama, hiç olmazsa mutlu ederler.
daha küçük burjuva bile olacak birikimimiz yok. istanbul'da iki tane sergi, iki konser oluyor diye kendimizi bir şey sanıyoruz. hiçbir şeyden haberimiz yok. idso'nun konserleri eskiden full olurdu, şimdi salonun yarısı boş, gelenlerin de yarısı altmış yaş üzeri müdavimler. halbuki orkestra 15 yıl öncesine göre çok daha iyi şimdi. en son dinlerken gözlerim yaşardı. şu anda türkiye'de, dünya tarafından değer verilen tek bir tane modern sanat eseri yok bizlerce sahip olunan, sadece üstüne oturduğumuz toprakların geçmişten kalma birikimi var. ona da sahip çıktığımız yok. felsefemiz desen, tasavvuftan beriye hiçbir şey yok. cehalet iliklere kadar işlemiş. ve bariz cehaletin farkına varmamak mümkün olmadığı için de korkunç bir kompleks. bu komplekse biraz parmak attın mı da acaip bir korunma refleksi. "senin benle derdin ne lan." kadının konuşma şekline bak, kendini erkek sanıyor herhalde. derdim seninle değil, senin şürekanla.
atatürk, mezarında dönüyordur bizim kadınları gördükçe. al işte yarısı gitti kime oy verdi gördük. cadı'da sıkmabaş yok sanırım ama, çok da fark yok bilesiniz. ondan sonra da bana "bırak cadı'da geyik yapalım, felsefe yapmayalım". geyiğin de bir asaleti vardır. elma düşecek yakında hepimizin başına o zaman göreceğim. ekonomik kriz bir gelsin, herkes felsefe yapmaya başlayacak. tabii şöyle derinlerden çekme bir tükürük yapışacak suratlara. aklınız neredeydi diye.