ellerin işçi elidir bazen dokunduğun içim gibi nasırlı,yaralı
seni bilmeyen tanrıya kılıç çektiğimi görürüm rüyalarımda
oysa sen mabedinde ağıt yakarsın ona..
dilindedir fahişeliğin asırlık bilgisi
seni duyan, birçok erkeğin ovalarına inmiş..dağlarına çıkmışsın sanır
ama yatağın köşesinde kıvrılmış bir kız çocuğusundur, gözleri yaşlı
yalanlarını gömmüş bir seyyahsın hayatlar arasında dolaşan
gülüşlerin bir çingeneden armağan
zaman geçiyor ve sen hala yaşını hüznünle ölçüyorsun
dört nala korkusuzca, umarsızca koşuyorsun sevmediğin insanlara..
kırgınlığını ve kızgınlığını taşıyorum cebimde
"topuğumdan uçurtmalar çıkarıyorum artık senin için..''
hiç unutmuyorum..
hiç unutma..
"kızımsın..oğlunum!"