içimdeki karmaşayı ben çözememişken daha, bir başka canlının çözmesini beklemekti yaptığım en büyük hata...
zor bir insan olduğumu bile bile, beni çözerken güçlük çeken insanlara kızmamdı bir de...
ben herşeyi doğru yaptığıma inanırken, benim dışımda kusursuz yerine getirilen misyonlara düşman olmuştum, benden önce ya da benim dışımda gerçekleştirildikleri için..
ne sanıyordum ki kendimi? neydim ki ben?
istediklerimin çok olmadığını vurguladım kendime yıllar boyu... ki istediklerimin herşeyden çok oluğunun herşeyden çok farkındaydım...
farkedince ilk defa bu kadar uzun, bu kadar redifi ve bu kadar devrik cümleler kurduğumu değiştirmeye karar verdim sonunun nereye gideceğini bilmeden yazmaya başladığım bu yazı saçması cümle gruplarının sonunu...
son noktam olduğunu hissedip aşk yolunda, ona göre çizdim ben sonu ancak ölümle bitecek yolumu... eğer olamayacaksan elimdeki el, olamaycaksan içimdeki ses, ve olamaycaksam ben de senin sonun, boşver...
ya bir durup bakalım boy aynasında kendimizin resmine, ya da bir dur diyelim zamana... beklesin bizim büyümemizi...
ya boşver... boşver... daha biz neyiz ki... kendimizi ne zannediyoruz ki...
boşver...
boşver sen beni...
boşver içimdeki karmaşık sesi...
boşver... ne olursa olsun...
sadece tut elimi... yeter...
elimi tut yeter...