yazarın yazıda vurguladığı yer 1943 yılındaki 33 köylünün kurşuna dizilmesi olayıdır..
yeni şafağa itibar etmeyenlere farklı kaynaklar veriyorum.
tsk, 33 kişinin katilini onurlandırıyor
1943'te 33 masum köylüyü kurşuna dizen ve bu nedenle 20 yıl hapis cezası alan orgeneral mustafa muğlalı'nın ismi katliamı yaptığı van özalp'taki kışlaya verildi. ölenlerin yakınları dava açtı ancak bir sonuç alamadı
ankara - 1943'te, van özalp'te 33 kişiyi kurşuna dizdirerek tarihe geçen ve ünlü şair ahmed arif'in 33 kurşun şiirine de konu olan orgeneral mustafa muğlalı'nın ismi özalp'te yaşamaya devam ediyor. olaydan 61 yıl sonra suçsuz yere kurşuna dizilenlerin yakınlarının yaşadığı özalp'teki kışlaya muğlalı'nın ismini veren genelkurmay başkanlığı, mağdur yakınlarının ısrarına rağmen geri adım atmadı. ismin kaldırılması için açılan davada milli savunma bakanlığı, ‘merhumun cezası süresiz değil’ savunmasını yaparken, sivil mahkeme 2 yıl sonra, ‘askeri yargının uzmanlık alanı’ diyerek dosyayı askeri yargıya gönderdi.
van özalp, 1943'te cumhuriyet tarihi sürasince en çok tartışılan olaylardan birine sahne olmuştu. özalp kaymakamı hilmi tuncel'in kurduğu çete tarafından koyunları gasp edilen iranlı bir aşiret reisi, türk tarafına geçerek 500 koyunu gasp etmişti. aşiret reisine yardım eden köylüleri arayan kaymakam tuncel, olayı ankara'ya "ruslar sınıra yaklaştı" diye bildirmişti.
33 köylü öldürüldü
özalp'e bağlı milalengiz köylüleri kaymakama ihbar edilirken, gözaltına alınan 35 köylü, suçları olmadığı anlaşılınca serbest bırakılmıştı. ancak ankara'nın emriyle bölgeye gelen orgeneral muğlalı, bu köylüler için yeniden yakalama emri verdirdi ve 35 köylüden 33'ü muğlalı'nın talimatı doğrultusunda kurşuna dizilmişti. bu nedenle, 1949'da 20 yıl hapse mahkum edilen muğlalı 1951'de cezaevinde ölmüştü.
16 mart 2004'te, yani olaydan 61 yıl sonra muğlalı ismi özalpliler'in yaşamlarına yeniden girdi. genelkurmay başkanlığı, bu tarihte muğlalı'nın ismini özalp'teki tabur sınır komutanlığı kışlasına verdi. kurşuna dizilen 33 kişinin özalp'te yaşayan yakınları, 2006'da bu işlemin iptali istemiyle ankara 6. idare mahkemesi'nde dava açtı.
demokratik değer gereği kısıtlanamaz
milli savunma bakanlığı (msb), davada yaptığı savunmada, kışlalara bölgede başarılı hizmet yapmış, garnizonun kurulmasına katkıda bulunmuş hayatta olmayan komutanlarla, kurtuluş savaşı'nda görev almış ve o bölgede anıları bilinen komutanların isimlerinin verildiğini kaydetti. savunmada, “işlem hukuka uygundur. merhum muğlalı, işlediği suçtan dolayı cezasını çekmiş ve olayın üzerinden 60 yıldan fazla bir zaman geçmiştir. merhumun cezasının veya kısıtlamalarının süresiz devam edeceğinin iddia edilmesi hiçbir hukuki ve demokratik değerle bağdaştırılamaz” denildi.
askeri mahkme baksın
mağdur yakınları, muğlalı ismiyle yaşadıkları sürede ankara 6. idare mahkemesi'nin dosyayı karara bağlamasını bekledi. ancak mahkeme dava açıldıktan 2 yıl sonra sürpriz biçimde görevsiz olduğuna karar verdi. kararda, kışlaya isim verme işlemi askeri eylem olarak nitelendirildi. kararda, askeri eylemlerin askeri kural, gerek ve geleneklerin değerlendirildiği uzmanlık mahkemelerinde incelenmesi gerektiği anlatıldı. kışlaya muğlalı isminin verilmesi yönünde kullanılan takdir hakkının ve muğlalı'nın askerlik mesleği ile ilgili niteliklerinin askeri idare mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
ahim’e gideceğiz
mağdur yakınlarının avukatı zeki yüksel kararın temyiz edilmesi amacıyla danıştaya başvuracaklarını belirterek “eğer buradan da bir sonuç alamazsak aihm’e gideceğiz. bu dosyanın askeri yüksek idare mahkemesine görevsizlikle gönderilmesi yasaya aykırıdır” diye konuştu.
k: radikal gazetesi
http://www.milliyet.com.tr/2004/05/13/guncel/axgun01.html
http://forum.ogzl.net/f1/70183/p20.html
(balkanın 15.08.2007 yılındaki 'tarihte bugün' konusu)