özalp'te olayların olduğu dönemde askeri doktor olarak bulunan ve ankara'daki mahkeme sürecinde tanık olarak ifade veren dr. reşit ersezer, muğlalı'nın kurşuna dizme talimatını yüksek yerden aldığını söylediğini, umumi müfettiş avni doğan'ın "gerekirse seni bile yok ederim" dediğini savunmuştu. o dönem taburda görev yapan teğmen seyit bilal bali de, muğlalı'nın öldürme emrini yargılamadan sonra itiraf ettiğini dile getirmişti.
bu dağ mengene dağıdır
tanyeri atanda van'da
bu dağ nemrut yavrusudur
tanyeri atanda nemruda karşı
bir yanın çığ tutar, kafkas ufkudur
bir yanın seccade acem mülküdür
doruklarda buzulların salkımı
firari guvercinler su başlarında
ve karaca sürüsü,
keklik takımı...
***
yiğitlik inkar gelinmez
teke tek döğüşte yenilmediler
bin yıllardan bu yan, bura uşağı
gel haberi nerden verek
turna sürüsü değil bu
gökte yıldız burcu değil
otuzüç kurşunlu yürek
otuzüç kan pınarı
akmaz,
göl olmuş bu dağda...
***
vurun ulan,
vurun,
ben kolay ölmem.
ocakta küllenmiş közüm,
karnımda sözüm var
haldan bilene.
babam gözlerini verdi urfa önünde
üç de kardaşını
üç nazlı selvi,
ömrüne doymamış üç dağ parçası.
burçlardan, tepelerden, minarelerden
kirve, hısım, dağların çocukları
fransız kuşatmasına karşı koyanda
ahmet arif.